Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (KTAE), 1982 yılında başladığı araştırmalar sonucunda bugüne kadar biri erkenci olmak üzere 7 çeltik çeşidini geliştirerek tescil ettirdi.Edirne'nin İpsala ilçesinden sonra Türkiye'de en çok çeltik üretimi yapılan Bafra ilçesinde KTAE, yüksek verime sahip, kaliteli ve lezzetli çeltik çeşitleri geliştirmek için 1982 yılında çalışmalara başladı.Enstitü, bugüne kadar yürütülen çalışmalar sonucunda 100 günde olgunluğa ulaşan ile dönümde 850 kilogramdan 1 tona kadar verim elde edilen 7 çeltik çeşidini tescil ettirdi.Enstitü müdürü Doç.
Dr. İlyas Deligöz, AA muhabirine, yürüttükleri araştırmalarda başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere Türkiye koşullarına uyum sağlayan, yüksek verimli, kaliteli, erkenci, hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesini hedeflediklerini söyledi.Sağlam saplı, yatmaya dayanıklı, makineli hasada uygun ve tüketici tercihlerini karşılayan çeşitlerin geliştirilmesine de önem verdiklerini vurgulayan Deligöz, "Enstitümüzde yürütülen ıslah çalışmaları sonucunda 7 çeltik çeşidi geliştirilerek tescil ettirilmiştir.
Bunlar Karadeniz, Kızılırmak, Bafra Yıldızı, Mevlütbey, Kocamaninci, Gizlenci ve İlkeren çeşitleridir. Yeni çeşitlerin geliştirilmesine yönelik ıslah çalışmalarımız devam etmektedir." dedi."Çeşitlerimiz hem damak tadımıza uygun hem de normal çeşitlerle aynı verime ulaşıyor"Aynı zamanda Türk tüketicisinin damak tadına uygun, yüksek randıman ve kalite özelliklerine sahip çeşitler geliştirmeyi amaçladıklarını dile getiren Deligöz, şöyle devam etti: "Geliştirdiğimiz çeşitlerden Kocamaninci ve Gizlenci, dekara yaklaşık 850 kilogramdan 1 tona kadar ulaşabilen verimi, yüksek randımanı, kalitesi ve lezzet özellikleriyle öne çıkmaktadır.
Amacımız yerli çeşitleri geliştirerek üretmek ve ülke ekonomisine katkı sağlamak. Erkenci çeşitleri geliştirmemizin sebebi ise küresel ısınma ve farklı afetler nedeniyle bahçeler bozulabiliyor. Çeltiği yetiştirmek için 130 gün gerekiyor.
Biz 100-105 gün arasında olgunluğa ulaşan çeltik geliştirdik. Diğer çeşitlerimiz de Türk damak tadına uygun çeşitlerdir. Yurt dışından gelen çeşitler bazen yüksek verime ulaşabiliyor ama bizim damak tadımıza uymuyor.
Bizim çeşitlerimiz hem damak tadımıza uygun hem de normal çeşitlerle aynı verime ulaşıyor.""İlkeren"in yaklaşık 100 günde olgunlaşmasını tamamlayan erkenci bir çeltik çeşidi olduğunu vurgulayan Deligöz, "Erkenci olması, özellikle üretim planlaması açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Kışlık sebze yetiştiriciliğinin ardından ikinci ürün olarak yetiştirilebilmesi ve çeşitli nedenlerle çeltik ekiminin geciktiği durumlarda arazinin boş kalmasının önüne geçebilmesi önemli özellikleridir.
Ayrıca iklim değişikliğiyle geç olgunlaşan çeşitlerde hasat döneminde karşılaşılabilecek olumsuzlukların azaltılması açısından da erkenci çeşitlerin önemli olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.Uygulanan yöntemle çeltikte yüzde 33'e kadar su tasarrufu sağlanabiliyorDeligöz, geleneksel çeltik yetiştiriciliğinde tarlaların sürekli su altında tutulması nedeniyle sulama suyu kullanımının oldukça yüksek olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Bu nedenle sürdürülebilir çeltik üretimi açısından verim ve kaliteyi mümkün olduğunca koruyarak sulama suyundan tasarruf sağlayan uygulamaların geliştirilmesi ve bölge koşullarında uygulanabilirliğinin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu kapsamda altı Akdeniz ülkesinden üniversiteler, araştırma kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin yer aldığı 11 ortaklı uluslararası MEDWATERICE Projesi kapsamında Bafra'daki deneme alanlarımızda farklı su tasarrufu sağlayan sulama uygulamalarını araştırdık. Araştırmalarımızda Alternatif Islatma ve Kurutma (AWD) sulama yöntemiyle geleneksel sulamaya göre yaklaşık yüzde 18 ila yüzde 33 arasında su tasarrufu sağlanabildiğini gördük.
Bu yöntemde çeltik verimi ve tane kalitesi ciddi şekilde etkilenmeden sulama suyunun azaltılabileceği ortaya konuldu. Ayrıca Bafra Ovası'nda sulamada kullanılan elektrik enerjisi dikkate alındığında, enerji kullanımı açısından da avantaj sağlayabileceği belirlendi."




