NEW Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin 2040'a yönelik hazırladığı enerji vizyonunun temelinde elektrifikasyonun yer alacağını belirterek, 2040'a kadar enerji ve maden sektörlerindeki yatırımların 300 milyar doların üzerine çıkabileceğini söyledi.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19.
Türkiye Yatırım Konferansı kapsamında, Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı gerçekleştirildi.Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, dünyada ve özellikle bölgede enerji güvenliği açısından koşulların giderek zorlaştığını belirtti.Son dönemde yaşanan gelişmelerin enerji fiyatlarını ve arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırdığını vurgulayan Bayraktar, 2020'den bu yana Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, tedarik zinciri sorunları, ticaret savaşları, finansal piyasalardaki sıkılaşma ve bölgesel çatışmaların art arda yaşandığını ifade etti.Bayraktar, Türkiye'nin enerji alanındaki stratejisinin üç temel başlık üzerine kurulduğuna değinerek, bunları "talep, bağımlılık ve karbonsuzlaşma" olarak sıraladı.Türkiye'de enerji talebinin sürekli arttığını dile getiren Bayraktar, bunun ülkenin büyüyen ve yatırım yapılabilir bir pazar olduğunu gösterdiğini kaydetti.Bayraktar, enerji talebindeki artışın nüfus, şehirleşme, ekonomik büyüme ve sanayileşme gibi geleneksel faktörlerin yanı sıra yapay zeka odaklı veri merkezleri, elektrikli mobilite, soğutma ve gelecekte su arıtma ve tuzdan arındırma tesisleri gibi yeni faktörlerden kaynaklandığını bildirdi.Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığının ise temel sorunlardan biri olduğuna işaret eden Bayraktar, ülkenin her yıl enerji ithalatına yaklaşık 70-80 milyar dolar ödediğini anlattı.Bayraktar, bu bağımlılığın azaltılmasının Türkiye'nin enerji politikalarının temel hedeflerinden biri olduğunu ifade etti.Karbonsuzlaşmaya ilişkin olarak da Bayraktar, Türkiye'nin 2053'te karbon nötr ekonomi hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünü sürdürdüğünü kaydetti."Ekim ya da kasımda açıklayacağız"Bayraktar, Türkiye'nin 2040'a yönelik enerji gündemini hazırladıklarını, bu çalışmayı "Türkiye için Yeni Enerji Mimarisi" veya "Vizyon 2040" olarak adlandırdıklarını söyledi.Söz konusu programın bu yıl ekim sonu veya kasım başında, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31.
Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde açıklanmasının planlandığını bildiren Bayraktar, böylece Türkiye'nin enerji alanındaki planlarını kapsamlı şekilde ortaya koyacaklarını belirtti.Bayraktar, 2040 vizyonunun temelinde elektrifikasyonun olduğunun altını çizerek, "Yani Türkiye'yi elektriklendireceğiz. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma ve imalata kadar Türk ekonomisini elektriklendireceğiz, ülkeyi elektriklendireceğiz." diye konuştu.Söz konusu vizyonun beş temel politika alanından oluşacağını kaydeden Bayraktar, bunları yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji, petrol ve doğal gaz ile madenler olarak sıraladı."Türkiye'de daha fazla yenilenebilir enerji görülebilir"Bayraktar, Türkiye'nin özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde önemli potansiyele sahip olduğunu belirterek, mevcut hidroelektrik potansiyelinin büyük ölçüde kullanıldığını, güneş ve rüzgar enerjisinde ise daha fazla kapasitenin devreye alınmasının hedeflendiğini ifade etti.Türkiye'de daha fazla yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alınabileceğini dile getiren Bayraktar, "Hem yerli hem de yabancı yatırımcıların bu pazara girme konusunda giderek artan bir ilgisi görülüyor." diye konuştu.Bayraktar, enerji verimliliğinin de ekonominin tamamında önemli bir potansiyel taşıdığını vurgulayarak, 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım yapmayı ve birincil enerji tüketimini yüzde 15 azaltmayı hedeflediklerini söyledi.Nükleer enerjinin karbonsuzlaşma hedefleri açısından önemine dikkati çeken Bayraktar, Türkiye'nin büyük ölçekli nükleer santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörler (SMR) alanında da yatırım ve işbirliği fırsatlarını değerlendirdiğini kaydetti.Bayraktar, petrol ve doğal gazın da enerji dönüşümü sürecinde önemini koruyacağının altını çizerek, Türkiye'nin bu alanda arama ve üretim faaliyetlerinin yanı sıra boru hattı ve diğer altyapı yatırımlarını sürdüreceğini ifade etti.Madenlerin enerji dönüşümünün temel unsurlarından biri olduğunu anlatan Bayraktar, enerji dönüşümü için daha fazla elektrik şebekesi, bağlantı ve altyapı yatırımı gerektiğini, bunun da bakır, kritik mineraller ve nadir toprak elementlerine yönelik talebi artıracağını söyledi."Enerji piyasalarında öngörülebilirlik önemli"Bayraktar, 2040 vizyonunda dijitalleşme, altyapı ve bölgesel bağlantıların da yatay politika alanları olarak öne çıktığını bildirdi.Elektrik iletim şebekesinin güçlendirilmesi için 2035'e kadar en az 30 milyar dolar, dağıtım şebekesi için ise en az 50 milyar dolarlık yatırım gerektiğini belirten Bayraktar, doğal gaz depolama tesisleri, yeniden gazlaştırma terminalleri, boru hatları ve kompresör istasyonları gibi altyapıların da geliştirilmesinin planlandığını söyledi.Bayraktar, Türkiye'nin komşu ülkelerle doğal gaz, elektrik ve petrol alanlarında daha fazla bağlantı kurmasının önemine dikkati çekerek, bölgesel bağlantıların enerji güvenliği ve çeşitlendirme açısından kritik olduğunu kaydetti.Enerji piyasalarında öngörülebilirliğin sermaye çekmek açısından önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, 2040'a kadar enerji ve maden sektörlerinde yapılması planlanan yatırımların toplamının 300 milyar doların üzerine çıkabileceğini söyledi.Bayraktar, Türkiye'nin enerji arzını çeşitlendirmeye önem verdiğini ve petrol, doğal gaz boru hatları ile diğer enerji altyapı projelerinin bu çerçevede değerlendirildiğini belirtti.Bu yatırımların gerçekleştirilmesinde uluslararası işbirliğinin önemli olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye ile ABD arasında enerji alanında önemli işbirliği potansiyeli bulunduğunu söyledi.Kamu şirketlerinde yeniden yapılanma hedefiBayraktar, Türkiye Petrolleri, Eti Maden, BOTAŞ, Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin (TEİAŞ) yeniden yapılandırılması ve reforme edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.Bu şirketlerin daha güçlü "ulusal şampiyonlar" haline gelmesini ve Türkiye dışında da daha aktif faaliyet göstermesini hedeflediklerini belirten Bayraktar, bu kapsamda uluslararası ortaklıklar ve farklı finansman araçlarının değerlendirileceğini söyledi.Türkiye Petrolleri'nin bugün yaklaşık 300 bin varil petrol ve doğal gaz üretimine eşdeğer üretim gerçekleştirdiğini ifade eden Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası'nın üretime katkısıyla bu rakamın 2028'de 550 bin varile ulaşmasının beklendiğini kaydetti.Bayraktar, hedeflerinin Türkiye Petrolleri'ni 2035'te günlük 1 milyon varil üretim kapasitesine sahip bir şirket haline getirmek ve 2040'ta Türkiye'nin petrol ve doğal gaz talebini tamamen karşılayabilmek olduğunu dile getirdi.EÜAŞ'ın da yeniden yapılandırılarak mevcut yenilenebilir enerji kapasitesinin daha etkin değerlendirilmesini ve Avrupa'nın en büyük yenilenebilir enerji şirketlerinden birinin oluşturulmasını hedeflediklerini aktaran Bayraktar, şirketlerin yurt dışında da özel sektörle ortaklıklar geliştirmesini istediklerini bildirdi.Bayraktar, Türkiye'nin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu'daki madencilik ve enerji projelerinde yerli ve yabancı özel şirketlerle ortaklıklar geliştirmeye açık olduğunu sözlerine ekledi."Elektrik ihtiyacı artacak"Toplantıya katılan farklı sektörlerden iş dünyası temsilcileri ve yatırımcıların sorularını da yanıtlayan Bayraktar, 2040'a kadar Türkiye'de yaklaşık 16-17 milyon yeni aracın trafiğe çıkmasının beklendiğini, bunların yaklaşık 13 milyonunun elektrikli, 3-4 milyonunun ise hibrit araç olmasının öngörüldüğünü söyledi.Bu dönüşümün petrol ürünlerine yönelik talebi azaltacağını ancak elektrik ihtiyacını artıracağını dile getiren Bayraktar, "Bu nedenle doğal gaz çevrim santrallerine, yenilenebilir enerjiye, büyük ölçekli nükleere ve SMR'lere ihtiyacımız var." diye konuştu.Bayraktar, nükleer enerjinin Türkiye'nin karbon nötr hedeflerine ulaşmasında kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, artan elektrik talebi nedeniyle nükleer kapasitenin de artırılması gerektiğini ifade etti.SMR'lere ilişkin yasal düzenlemeyi gelecek aylarda TBMM'ye sunmayı planladıklarını belirten Bayraktar, "2027'de küçük modüler reaktörlerin hayata geçirilmesi için daha güçlü bir hukuki altyapıya sahip olacağız." dedi.Bayraktar, SMR alanında yatırım çekebilmek amacıyla teşvikler ve çeşitli muafiyetler getireceklerini de kaydetti.Kritik minerallere ilişkin ise Bayraktar, Türkiye'nin bu alandaki stratejisinin de enerji kaynaklarındaki dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle paralel olduğunu anlattı.Türkiye ile ABD arasındaki enerji ve maden işbirliğinin de gelecek dönemde dört ana alanda yoğunlaşabileceğini aktaran Bayraktar, bunları nükleer enerji, LNG ve doğal gaz, kritik mineraller ve enerji altyapısı şeklinde sıraladı."Enerji dönüşümü güvenlik bakımından önemli"TAİK Başkanı Murat Özyeğin de Türkiye'nin enerji dönüşümünün yalnızca ülke açısından değil, dünya genelinde enerji güvenliği bakımından da önem taşıdığını söyledi.Bölgedeki gelişmelerin ve özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki kesintilerin, jeopolitik krizlerin ne kadar hızlı şekilde enerji krizine, enerji krizlerinin de ekonomik krize dönüşebileceğini gösterdiğini ifade eden Özyeğin, enerji güvenliğinin tüm enerji kaynaklarını ülke içinde üretmeye çalışmak anlamına gelmediğini anlattı.Özyeğin, bu kapsamda daha güçlü iletim altyapısına, daha yüksek depolama kapasitesine, daha akıllı ve dijitalleşmiş şebekelere, enerji verimliliğine ve çevre ülkelerin enerji piyasalarıyla daha fazla bağlantıya ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.




