Piyasalarda genel bir af beklentisi sürerken, ekonomi yönetiminin masaya koyduğu bu düşük faizli ve uzun vadeli taksit imkanı, ödeme güçlüğü çeken borçlular için son çıkış kapısı olarak görülüyor.
Beklenen Yoğunluk Son Günlere Kaldı
Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden bu yana gelen ilk veriler, başvuru sayısının hedeflenen seviyelerin bir miktar altında kaldığını gösteriyor. Ancak sahada çalışan uzmanlar bu durumu çok da sürpriz karşılamıyor. Türk iş dünyasında sıkça rastlanan “son güne bırakma” alışkanlığının bu süreçte de devreye girmesi ve önümüzdeki bir haftalık dilimde dairelerde ciddi bir başvuru trafiğinin yaşanması bekleniyor.

Yüzde 29 Faiz ve 72 Ay Vade Fırsatı
Masadaki taksitlendirme paketinin detayları aslında borcunu ödeme niyetinde olan mükellefler için oldukça cazip şartlar içeriyor. Borçlarını tecil ettiren mükellefler, yüzde 29 gibi makul bir faiz oranıyla 72 aya varan vadelerden yararlanabiliyor.
Üstelik süreç sadece taksitlendirmeyle sınırlı kalmıyor; başvurusunu tamamlayan işletmeler anında “borcu yoktur” statüsüne geçerek devletin sunduğu diğer prim ve vergi teşviklerinden yararlanmaya devam edebiliyor. İlk taksit ödemelerinde ise SGK prim borçları için son tarih 31 Ağustos iken, vergi borçlarının ilk taksiti eylül ayı içerisinde tahsil edilecek.
Teminatsız Borç Limiti 1 Milyon Liraya Çıkarıldı
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin en çok zorlandığı teminat gösterme şartında da önemli bir esnekliğe gidildi. Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce 250 bin lira olan teminatsız tecil limiti 1 milyon liraya yükseltildi.
-
1 Milyon Liraya Kadar: Herhangi bir gayrimenkul veya banka teminatı göstermeden doğrudan taksitlendirme yapılabiliyor.
-
1 Milyon Lirayı Aşan Borçlar: Sadece limiti aşan tutarın yarısı kadar teminat gösterilmesi yeterli oluyor.
-
Farklı Dairelerdeki Borçlar: Bir mükellefin farklı vergi dairelerine 999’ar bin lira borcu varsa, her biri ayrı değerlendirildiği için yine teminatsız tecil imkanından faydalanabiliyor.
Af Beklentisi Yanılttı Mı?
Piyasada uzun süredir konuşulan kapsamlı vergi affı beklentisi, düzenlemeye katılımın düşük kalmasındaki ana etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak ekonomi yönetimi, vergisini ve primini zamanında ödeyen dürüst mükellefin hakkını korumak ve haksız rekabeti önlemek adına yeni bir af kanununa sıcak bakmıyor. Dürüst esnafı zorda bırakmayan, ticari ahlakı zedelemeyen bu tecil modeli, ödeme niyetinde olanla af bekleyip borcunu ertelemeyi alışkanlık haline getireni ayırmayı hedefliyor.

Başvurularda En Büyük Engel: “Çok Zorlu Durum” Şartı
Peki borcunu ödemek için masaya oturan mükellefler en çok nerede takılıyor? İşin püf noktası ve başvuru reddinin en büyük sebebi tam da burada yatıyor.
Mevzuat gereği bir işletmenin borcunu tecil ettirebilmesi için borcun vadesinde ödenmesi halinde “ödeyecek gücünün kalmayacağını” veya “çok zor duruma düşeceğini” resmi mali tablolarla kanıtlaması gerekiyor. İşletmelerin likidite oranları ve rasyoları üzerinden yapılan bu incelemelerde, kağıt üzerinde “zor durumda” görülmeyen firmanın tecil talebi doğrudan reddediliyor. Başvuru oranlarının beklenenin altında kalmasının en somut nedeni olarak işte bu katı mali derecelendirme kriteri gösteriliyor.
Kaynak: Haber Merkezi






